Su ve Mineraller Vucudun Temeli! Insan vucudunun onemli bir bolumunun su oldugu ancak bircok madensel maddenin de vucudun yapisinda yer aldigi belirtildi. Uzmanlar, su dengesi ile madensel madde dengesinin bozulmamasi icin cok dikkatli olunmasi gerektigini, bu dengenin bozulmasi durumunda ise vucutta istenmeyen rahatsizliklarin ortaya cikabilecegini ifade ediyor. Insan vucudunun en onemli kisminin su oldugunu, canliligin olabilmesi icin suyun vazgecilmez bir madde oldugunu kaydeden uzmanlar, suyun gorev yapabilmesi icin tuza gerek oldugunu belirtiyor. Minarellerden olusan bir yapi Sofra tuzu olarak adlandirilan tuzun sodyum ve klor elementlerinden olustugunu, bu iki elementin vucutta onemli yer tuttugunu kaydedildi. Insan vucudundaki elementlerin hemen hepsinin onemli gorevler yaptigini ancak fazlaliginda ise toksIk etkiye neden oldugunu belirten uzmanlar, gerek eksIkligi ve gerekse fazla birikmeyi onlemenin tek yolunun hemen her turlu gidanin yer aldigi karisIk bir beslenme uygulamak ve vitaminler de dahil olmak uzere hicbir ilaci konunun uzmani bir hekime danismadan kullanmamak oldugunu soyluyor. Uzmanlar, vucuttaki madensel maddeleri ve eksIkliklerinde yasanacak gelismeleri ise su sekilde ozetliyor: Sodyum Gidalarla alinan sodyum ile bobrek tarafindan atilan sodyum miktarina bagli olarak kanda ve tum vucutta belirli bir denge icinde bulunur. Bobrekler, atilan sodyum miktarini degistirerek belirli bir oranda bu dengeyi korumaya calisir. Asiri terleme ve kusma ile tuz alinmadan asiri miktarda su icilmesi kandaki sodyum oranini dusurur, bol tuz yenilmesi ve az sivi alinmasi da bu miktari normalin uzerine cikarir. Bunlarin disinda, oncelikle bobrek ve bobrek ustu bezi olmak uzere bazi organlarin hastaliklarinda da bu denge bozulabilir. Vucuttan tuz ve su eksildiginde, agiz kurulugu, halsizlik, tansiyon dusuklugu, carpinti ve sok gorulebilir. Tuz alinmaksizin bol su alinmasi halinde de, su zehirlenmesi olarak adlandirilan, adale kasilmalari, cirpinmalar, suur kaybi ve koma ile olume kadar varabilen bir tablo gorulebilir. Potasyum : Hucrelerin icinde bol miktarda bulunup, kanda ve doku arasi sivilarda daha az miktardadir. Bobrek ve bobrek ustu bezi hastaliklarinin disinda, kanda potasyum azalmasi asiri ishal ve kusma ile idrar sokturucu ilaclarin uzun sure kullanilmasi halinde gorulur. Ilk belirtisi kas gucsuzlugudur. Ileri derecelere vardiginda bagirsaklara ve solunum kaslari dahil olmak uzere tum kaslarda hareket kisitliligi olacak ve bu da hayati tehlikeye neden olacaktir. Potasyumun kanda yuksek duzeylerde bulunmasi, bobrek hastaligi, ciddi yaniklar, kanamalar gibi etkenlere bagli olarak idrar miktarinin azalmasi hallerinde gorulebilir. Genellikle fazla bir belirti vermeden kalp uzerinde toksIk etkiler gosterebilir. Bu etki de bazen hayati tehlikelere yol acabilir. Kalsiyum Saglikli insanlarin kaninin 100 mililitresinde 8.8 ile 10.4 mg. arasinda kalsiyum bulunur. Insan vucudunda kalsiyum dengesi, paratiroid bezleri ve D vitamini tarafindan duzenlenir. Oncelikle kemik metabolizmasi ve kaslar icin gerekli bir madensel maddedir. EksIkligi halinde, dilde, dudaklarda, parmaklarda duyu degisIklikleri, kaslarda agri ve kramplar gorulur. Kalp de bir kas oldugu icin kalsiyum metabolizmasindan cok etkilenir. Uzun sureli kalsiyumdan fakir beslenme, kemiklerin zayiflamasi gibi bir sonuc yaratir. Kalsiyumun kandaki duzeyinin gerektiginden fazla olmasi hali, genellikle, paratiroid bezinin hastaliklarinda gorulmektedir. Hafif dereceli yukselmeler, fazla bir belirti vermez. Bu hastalarda sIk bobrek taslari gorulur. Kalsiyum yukseldikce kas gucsuzlugu, bobrek kireclenmesi, kemiklerde gereginden fazla kirec toplanmasi gibi durumlar belirir. Fosfor Kalsiyumla birlikte hareket eden bir elemandir. Bobrek, paratiroid bezi ve hormon duzensizliklerinde, vucuttaki fosfor dengesinde de bozulmalar olur. Kronik acliklar, bagirsaklardaki emilim bozukluklari, alkolizm, devamli idrar sokturucu kullanilmasi gibi hallerde kandaki duzeyi duser. Tip dilinde hipofosfatemi olarak adlandirilan fosfor eksIkliklerinde, sinir ve kas iliskisinde aksakliklar, kas gucsuzlugu, kas hucresi yikimi, beyin fonksiyonlarinda bozulma, koma ve hatta olum bile gorulebilir. Magnezyum Magnezyum da vucudun onemli elementlerindendir. Kanin bir litresinde 1.6 ile 2.1 miliekivalan magnezyum bulunur. EksIkliginde, istahsizlik, bulanti, kusma, uyuklama, gucsuzluk, titreme, kas seyirmeleri ve kasilmalari gibi belirtiler gorulur. Yuksekligi, bobrek yetersizligi olan hastalarda, sindirim sistemi tedavisi amaciyla magnezyumlu ilaclar verilmesi halinde gorulur. Kas refleksleri kaybolur, kalp elektrosunda bozukluklar gorulur, solunum ve dolasim aksar, sok ve hatta olum bile gorulebilir. Demir Toplam olarak erkeklerde 3.45, kadinlarda ise 2.45 gr kadar demir, tum vucuda dagilmis olarak bulunur. Bunun yuzde 60-70 kadari kan hucrelerinde hemoglobin icinde, yuzde 10-12 kadari kaslarda miyoglobin icinde ve enzimlerde, yuzde 15-30 kadari da, karaciger, dalak ve kemik iliginde depolanmis olarak bulunur. Gidalarla alinir. Kadinlar her ay adet kanamalariyla kan kaybettikleri icin, gidalarinda daha fazla demir bulunmalidir. En onemli demir kaynagi, et, karaciger ve dalak gibi gidalardir. Gidalarla az alinmasi, sindirim sisteminde demir emilimiyle ilgili sorun olmasi, kan kaybi gibi hallerle vucutta demir azalmasi, kendini demir eksIklgi kansizligi seklinde gosterir. Bazi hastaliklarda ya da ilac seklinde gereginden fazla demir alinmasinda vucutta asiri demir birikir. Zamaninda tedavi edilmezse, karaciger sirozu, seker hastaligi, ciltte bronz rengi, kalpte buyume ve tahribat gibi hayati onemi olan sorunlar yaratabilir. Iyot Vucuttaki iyodun yuzde 80 kadari tiroid bezinde bulunur. En onemli kaynagi, deniz urunleridir. Denizden uzak, deniz urunlerinin yenmedigi ortamlarda, eger icme sularinda da yeterli iyot yoksa, iyot eklenmis sofra tuzlari kullanarak gereken miktari almalidir. Yeterli iyot alinmadigi taktirde, iyot eksIkligi guatri denilen bir tur guatr gorulur. EksIkligin ciddi oldugu hallerde, tiroid yetersizlgine bagli ciddi sorunlar gorulebilir. Iyot fazlaliginin sorun olusturabilecegi icin, alinmasi gereken dozun 20-30 kat fazla cok uzun sureler icin alinmalidir. Bu da, ters bir etki yaratarak tiroid bezinin calismasini durdurabilir. Cinko Insan vucudunda toplam olarak 1-2.5 gram cinko bulunur. Kemiklerde, dislerde, sacta, deride, kaslarda, testislerde ve karacigerde depolanmis haldedir. Toprak yiyenlerde, bagirsak paraziti olanlarda ve devamli olarak lifli besinleri cok bol tuketenlerde cinko eksIkligi gorulebilir. EksIkligi ozellikle gelisme cagindaki cocuklar icin onem tasir. Yeterli cinko alamayanlarda, gelisme bozuklugu, sac, deri ve tirnak sorunlari gorulur. Ileri boyutlu eksIkliklerde, cocuklarin cinsel gelismesi de aksar. Fluor Kemiklerin ve disin yapisindaki onemli maddelerdendir. Cay ve deniz baliklarinda bol miktarda bulunursa da en onemli kaynak icme sularidir. Icme sularina fluor katilmasi, o suyu icen toplulukta dis curugu ihtimalini buyuk oranda ortadan kaldirir. Fluor alinmasi ayni zamanda osteoporoz denilen kemik zayiflamasi hastaligini da onleyici ve tedavi edici etki yaratacaktir. Gereginden fazla alindiginda da zarar verebilir. Kalici disler uzerinde sari-kahverengi lekeler ortaya cikar ve dis minesi bu bolgelerde tahrip olmaya baslar. asiri fluor yuklenmesi kemiklerde de normal disi gelismeler ve eklemlerde carpilmalar gibi belirtiler ortaya cikarir. Bakir Normal bir eriskin insanda 100-150 mg. kadar bakir bulunur. Bunun yuzde 90 kadari kas, kemik ve karacigerde depolanmis haldedir. Ileri derecede beslenme ve bagirsakta emilme bozuklugu olanlarda bakir eksIkligi gorulebilir. Bu durumda kansizlik, cilt ve kemik kusurlari ve zeka gelisme bozukluklari gorulur. Bakirin da fazlasi zehirleyicidir. 15 mg.dan daha fazla elementel bakir yutulmasi halinde, bulanti, kusma, ishal, karin agrisi, yaygin kas agrilari gibi belirtiler ortaya cikar. Zihinsel kusurlar ile koma ve olum de gorulebilir. Kobalt B 12 vitamininin yapisina katilir. EksIkligi, bir cesit kansizlik yapar. Kobalt eksIkligi bulunanlarin kansizlik amaciyla kullanilan ilaclarina mutlaka kobalt katilmalidir. Ancak kobalt tedavisi, bu zehirli bir madde oldugu icin cok dikkatle surdurulmelidir. Asiri miktarlar, ozellikle cocuklarda tiroid eksIkligi ve kalp yetersizligi gibi tehlikeli durumlarin ortaya cikmasina neden olabilir. Krom Kromdan zengin bir madde olan bira mayasi kullananlarda, kolesterol ve trigliserit gibi kan yaglarinda dusme, seker toleransinda duzelme gorulmektedir. Seker hastalarinda ise insulin ihtiyaci azalmaktadir. Ani kilo kaybi, sinir uclari tahrisi ve seker toleransi bozuklugu olanlarin tedavisinde en etkili madde kromdur. Selenyum E vitamini ile birlikte, antioksidan bir madde olarak taninir. Boylece hucre yikimini yavaslatmak gibi bir etkiye sahip olur. Selenyumdan eksIk beslenmenin cok uzun sureler devam etmesi, vucuttaki selenyumun da azalmasina neden olur. Ozellikle Cin'in bazi bolgelerinde cocukluk doneminde gorulen kalp kasi hastaliklarinin nedeni selenyum eksIkligidir. Daha dusuk boyutlu selenyum eksIkli Yeginde tirnak yataginda beyazlanma, kaslarda agri ve hassasiyet gorulur. Selenyumun da asirisi zarar verir. Ozellikle hucre yaslanmasini yavaslatici etkisinin belirlenmesinden sonra, selenyum haplarini gereginden fazla kullanan kisilerde zehirlenme belirtileri gorulebilmektedir. Asiri selenyum alindigi hallerde sac ve tirnak dokulmeleri, deri dokuntuleri ve polinevrit denilen sinir rahatsizligi ortaya cikar. Manganez Kemiklerin ve bir cok enzimin yapisina giren manganez, kepekli tahillarda, yesil yaprakli sebzelerde ve cayda bol miktarda bulunur. Manganez zehirlenmesi ise beslenme ile fazla manganez alinmasiyla olusmaz. Nadiren, manganez uretimde calisan kisilerde ortaya cikabilir ve Parkinson hastaligi benzeri sinir sistemi belirtileri ortaya cikarir. Molibden Cok uzun sure, sadece damardan beslenmek zorunda kalinilan bir hastada molibden eksIkligi gorulmus. Bu hastada cok hizli bir nabiz, hizli solunum, gece korlugu, gorme bozuklugu, asiri uyarilma ve koma ortaya cikmis. Ancak bu durumun cok seyrek oldugunu da bilmek gerekir. Silisyum Hayvan deneylerinde, silisyum eksIkligi, gelisme geriligi, kemik, kikirdak ve bag dokusu bozukluklarina neden olmaktadir. Ancak su ana kadar insanlarda silisyum eksIkligi ile ilgili bir tespit yapilamamistir. Fazlaligi ise magnezyum trisilikat yapisinda olan antiasitleri, mide rahatsizligi nedeniyle uzun yillar boyunca kullanan kisilerde gorulur. Bu kisilerde silikat yapisinda olan bobrek taslarina sIk rastlanilmaktadir.