Sehzade Mustafa'nin cebinde mektubunu bulan Kanuni Sultan Suleyman, oglunun yazdiklariyla saskina donuyor. “Muhtesem Yuzyil”da katledilen Sehzade Mustafa’nin yazdigi veda mektubu, carsamba aksami yayinlanacak yeni bolumde babasinin eline gececek. Sultan Suleyman’i derinden etkileyecek o mektup: Hunkarim, Ey canum babam. Bu satirlari okudugunuza gore siz kendi kalbinizi sokup attiniz. Bense bu yalan dunyadan gocup gittim. Size bir babanin evladina kiydigi bu zalim dunyayi birakiyorum. Zira ikbal ve iktidar ugruna babasinin canina kastetmis bir zalim olarak yasamaktansa, bir mazlum olarak olmeyi yeglerim. CIHANGIR'IN FERYADI Mustafa'nin en yakinlarindan olan ve idam sirasinda babasi tarafindan ava gonderilen Cihangir ise durumu anlayip ordugaha donuyor. Dondugunde gordugu manzara karsisinda huzne bogulan Cihangir'in babasina ; Bana yalan soyledin. Bir mazlumun canina kiydin, O seni cok sevdi” feryadi tum ordugaha yankilaniyor. SEHZADE CIHANGIR Sehzade Cihangir, Hurrem Sultan'in dorduncu oglu olarak 1531 yilinda dunyaya geldi. Cihangir, dogustan kamburdu ve birtakim rahatsizliklari bulunuyordu. Kimi kaynaklarda Hurrem Sultan'in bu nedenden dolayi Cihangir'i hic sevmediginden; kimi kaynaklarda ise tam aksine onu el ustunde tuttugundan bahsedilir. Sehzade Cihangir, tum sehzadeler gibi egitimini sarayda tamamladi. Kanuni Sultan Suleyman, Cihangir'i kucuklugunden itibaren cok sevdi ve ona ihtimam gosterdi. Yetiskinligine ulasinca ona Amasya Valiligi'ni vaat etti. Ama Cihangir, rahatsizligi ve kamburlugu nedeniyle bu gorevi kabul etmedi. Cihangir'in haremi ve esi de hicbir zaman olmadi. Sarayda gecirdigi gunlerde hat sanatiyla ilgilendi. Kendisi hattat (yazi ustasi) olup, ayrica Zarifi mahlasini kullanan bir sairdi. Kambur olan genc sehzade, kendi oz kardesleri tarafindan hep alay konusu oldu. Fakat agabeyi Sehzade Mustafa onu cok sevdi ve hep olumlu yaklasti. Bu yuzden Cihangir'in en sevdigi kardesi oz kardeslerinden biri degil, Mahidevran Sultan'dan dogan Sehzade Mustafa oldu. Kanuni, 1553 yilinda Nahcivan Seferi sirasinda Sehzade Mustafa'yi cadirinda bogdururken, bu yaptigiyla Cihangir'in de sonunu hazirladigini bilmiyordu. Agabeyi Sehzade Mustafa'nin bogduruldugu sirada, o da babasinin cadirinda oldugundan, olayi en yakindan yasadi. Bu, onun ruhunda oylesine bir hasar birakti ki; idam sonrasi buyuk bir travmanin icine girdi. En buyuk dayanagi ve buyuk bir sevgi besledigi agabeyini kaybetmenin acisi gunden gune derinlesti. Sehzade Cihangir, bu aciya daha fazla dayanamadi ve babasiyla Halep'e vardiklarinda (28.08.1553) orada melankoliden oldu. Sehzade Cihangir'in olumu Kanuni Sultan Suleyman'i derinden sarsti. Cihangir adina Mimar Sinan'a bir cami yaptirdi. Ilerleyen zaman icinde caminin bulundugu bolge de Cihangir (Bugun Beyoglu'nda bir semt) adiyla anilmaya basladi. Sehzade Cihangir, bugun Istanbul'da Sehzadebasi Camii'nde agabeyi Sehzade Mehmet'in yaninda yatiyor.