Eyl
2nd

En uzun yük gemisi Boğaz’dan geçti

Posted by MotheuS

İstanbul Boğazı’ndan 315 metre uzunluğunda yük gemisi geçti. Bugüne kadar Boğaz’ı geçen en uzun yük gemisi olan Bahama bayraklı “V. Kerkis” adlı gemiye iki büyük römorkör eşlik etti.
Çin’den gelen ve Ukrayna’ya giden geminin demir cevheri yükledikten sonra tekrar boğazdan geçeceği belirtildi. Yaklaşık 10 yıl önce 312 metre uzunluğunda yük gemisi, 30-40 yıl önce de 330 metre uzunluğunda tankerlerin geçtiği İstanbul Boğazı’ndan geçecek en uzun gemi olan “V. Kerkis”, Marmara Denizi’nden Karadeniz’e olan bu geçişini yaklaşık 2 saatte tamamlayacak. Ukrayna’ya boş giden gemiye boğazdan geçişi sırasında bir kılavuz kaptan ile Türkiye’nin en büyük ve 130 tonluk 2 römorkörü tarafından eşlik etti.

1982 yılı yapımı ve 106 bin 771 grostonluk gemi, yaklaşık 25 gün sonra tekrar geri dönerek boğazlardan geçecek. 300 metreden uzun gemiler için kural gereği Denizcilik Müsteşarlığı’ndan alınan özel izinle İstanbul Boğazı’ndan geçen “V. Kerkis”, 150 bin doları römorkör hizmeti, 50 bini de diğer hizmetler için olmak üzere Türkiye’ye 200 bin dolar para bırakacak.

Boğaz’dan geçişi sırasında daha çok Anadolu yakasına yakın seyreden gemiyi vatandaşlar ve turistlerde heyecanla izledi.

Eyl
1st

Yunan basını: Türkler şalterimizi indirdi

Posted by MotheuS

Yunan medyası, 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası C Grubu’nda oynanan Yunanistan-Türkiye maçına ilişkin, ‘’salonun yangın yerini andırdığı” değerlendirmesinde bulunurken ilginç ifadeler kullandı.
Karşılaşmanın yayınlandığı Yunan devlet televizyonu ET1 ile yorumların yer aldığı internet sitelerinde yapılan değerlendirmelerde, ”Türk takımının her anlamda güçlü olduğunun görüldüğü” kaydedildi.

Atina’daki en zor karşılaşmaların oynandığı iki büyük salon olan OAKA ile SEF’in bugünkü salonun ortamına kıyasla adeta ”çocuk yuvasını” andırdıkları yorumu yapılırken, salonu dolduran Türk taraftarların da örnek davranışlar sergiledikleri belirtildi.

Maçı 76-65 kazanan Ay-yıldızlı takımda özellikle Ersan İlyasova ile Kerem Tunceri’ye dikkat edilmesi gerektiği kaydedilirken, Türk tarafının da Spanulis’i etkisiz hale getirme yanlısı olduğu değerlendirmesinde bulunuldu.

Yunan takımının kendi hataları yüzünden özellikle ilk yarı sonuna doğru skorda farkın açıldığı belirtilirken, ikinci yarının çok kritik olacağı vurgulandı.

2. YARI

Türk takımının hücum ve savunmadaki hızının Yunan ekibinin top çevirmesini zora soktuğunun altı çizilirken, kırmızı-beyazlı oyuncuların Yunan takımının düşüncelerini adeta ”okudukları” belirtildi.

Türk ekibinin sürekli olarak önde olduğuna dikkat çekilirken, ”Yaklaşıyoruz ama geçemiyoruz” ifadesine yer verildi.

Yunan takımının iyi savunma yaptığına ilişkin söylemlerin ”abartılı olabileceği” özeleştirisinde bulunulurken, Türk takımının daha fazla ekip oyunu çıkardığı vurgulandı.

Türk takımının karşılaşmadaki istatistiklerinin mükemmel olduğunun altı çizildi ve kırmızı-beyazlı ekibin performansında fazla söze gerek kalmadığı yorumu yapıldı.

Milli takımın özellikle 3 sayılık atışların çok az bir bölümünü kaçırdığı ve büyük bir galibiyete doğru adım adım ilerlediği belirtildi.

Yunan ekibinin hücumda daha hızlı olması gerektiği, savunmanın ise mavi-beyazlı ekibin ”en iyi yanı” olmadığı kaydedilirken, Ersan İlyasova’nın ”parçalayıcı” olduğu yorumu gündeme getirildi.

Mavi-beyazlı ekibin yalnızca aradaki fark açılmaya başladığı zaman ‘’soğukkanlı ve hızlı olmaya” başladığına dikkat çekildi, dakikaların Yunan tarafı için çok zor geçtiği belirtildi.

Yunan ekibinin gerek savunma, gerekse hücumda birden bire çok ağırlaştığı, koşup sayı kaydedebileceği düşünülürken sanki görünmez bir elin ”ana şalteri indirdiği” değerlendirilmesinde bulunuldu.

Karşılaşmanın bitimine 4 dakika kala Yunan ekibinden beklenilenin tüm alanda pres yapması olduğu, nitekim Türk takımının 11 sayı önde bulunduğuna dikkat çekilirken, mavi-beyazlılar’ın ”günlerinde olmadıkları” ifadesi kullanıldı.

Maçın bitimine 2 dakika kala Yunan ekibinin 32 tane 3 sayılık atışından yalnızca 10′unun potayı bulduğu vurgulandı.

Her şeye rağmen kazansa da kaybetse de Yunan ekibinin son ana kadar mücadele ettiği, ancak dayanıksız savunma ve hedefin bulunamaması nedeniyle Türk takımının galibiyeti ”kucaklamasına” engel olunamadığı kaydedildi.

Eyl
1st

2010, ABD askeri için ‘en kanlı yıl’ oldu

Posted by MotheuS

Afganistan’da 8 ayda 323 Amerikan askerinin öldüğü bildirildi. Ülkdede dün 6, 5 günde 23 Amerikan askerinin öldüğü öğrenilirken 2010 yılının şimdiden Amerikan askerleri için ”en kanlı yıl” olduğu bildirildi.
NATO’ya bağlı Uluslararası Güvenlik ve Destek Gücü’nden (ISAF) yapılan açıklamada, Afganistan’da dün 6, 5 günde 23 Amerikan askerinin öldüğü belirtildi.

Afganistan ve Irak’taki asker kayıplarını duyuran bağımsız icasualties.org sitesi de, geçen ay Afganistan’da 56’sı Amerikan askeri olmak üzere 80 yabancı askerin öldüğünü duyurdu.

Site, Afganistan’da 8 ayda 323′ü Amerikalı olmak üzere 490 yabancı askerin yaşamını yitirdiğini, haziranda ölen yabancı askerlerden 60′ının, temmuzda ölen 88 askerden 65′inin Amerikalı olduğunu açıkladı.

2001′deki işgalden bu yana en kanlı yıl olan 2009′da 317’si Amerikan askeri 521 yabancı askerin öldüğü, 2010′un şimdiden Amerikan askerleri için ”en kanlı yıl” olduğu bildirildi.

-sohbet siteleri mirc cinsel sohbet-